oku ve yaz

6/11/2009

HAKİKATI OKUYANLARIN YORUMLARI - 5 KASIM

Kategori: YASAM


Gerçek tam tersi oysa…:)

bana biraz izin dediğin günden beridir bendekı sancıyı bır ben bılırım.Azkaldı bu ay sonrakı ay derken zaman mefhumunu kaybettım, ramazandan once elınızde olur kıtap dedın bayram gectı yok,sana o kadar kızdımkı bazı gun nefret ettım.yemınler ettım kıtabı cıkar bu defada ben almıyorum dıye,kıtabını okuyan herkeze senı cekıstırdım,hep boyle yapıyor elhamdülillah hayvanım ıcın 3 kere D&R KAPISINDAN DONDUK, KDK kartları ıcın evımden cok uzakta olan kıtapcıya defalarca gıttım dolmus parası borc aldıgımı hatırlıyorum,ve son kıtap ve aynı sancılar en sonunda ısyan ettım onun tarzı bu sevıyo karın agrıtmayı duyurun sesınızı bunu yapmaya hakkı yok, amacımda neydı bılmıyorum belkı herkez ısyana gelır senı sıkıstırırlar sende hızlandırırsın bazı seylerı dıyemı dusundum kım bılır.Ama bunların hepsı bosunaydı sana nereye kadar kızabılırdımkı kıtabı cıksın bu defada ben almıyorum dedım D&R teslımatın oldugunu duydum pazar sabahı oarada actım gozlerımı mıgrosta 10 da acılıyormus ne bıleyım ben heyecandan onumu dusundum bekledım bı 3saat kadar dolmustan eve donerken 1 kelımesını bıle okumadım sadece gogsume yasladım kalbım cok sıkıstı son zamanlarda garıp anestezık bır etkı tarıfsız bır huzur,ben hep parayla sınav edıldım,hep kaybettım ne zaman duze cıkıp yanıden ayaga kalksam tekrar dustum,yıne evsız kaldım,evımdekı esyalarımı satmak zorunda kaldım,işimi kaybettım,evede donemıyorum babam pek ıstemez benı evde oarda burda ıdare edıyorum ıste yıne ayaga kalkmak zormu evet degıl ama urkutucu yıne dusmenın verdıgı acı tarıfsız,bu yuzden bu kıtap cok onemlıydı onun benımle konusmasına cok ıhtıyacım vardı ben daha 24 yasındayım hayatı anlayacak kadar olgun davranamamıs olabılırım hatalarımdan sonra gelen mektubu okuyup anlayamamıs olabılırm sadece ne yaptıgını anlamaya ıhtıyacım vardı! sımdı arkadasımın evınde odaya kapattım kendımı kıtapla basbasa sa dece ve sadece benı sevdıgını bılmeye ıhtıyacım var o kadar!

 

Asıl kemgözler bizlerden korksun…:)

Kardeşim BURAK CAN.. LEVH-İ MAHUZ’a kilitlendim.Yaşam yeniden yazılıyor,tek bir sayfasındaki bilgi dahi sanki kitaplar okumuşum hissini veriyor.Anlatımın derinliği sonuna kadar okuduğumda ne halde olacağım sorusunu sordurmadan bırakmıyor. Biraz ara vereyim deyip kapadığımda kapaktaki aurora bırakmama izin vermiyor. Kardeşimmm beynine,yüreğine,kalemine,bedenine sağlık,ellerine sağlık.

ALLAH SENİ KEM GÖZLERDEN KORUSUN.

 

Olmasaydı bu kitap size ulaşabilir miydi…

Kitabınızı bugün İstinyePark D&R’da görüp aldım. Şu anda 02:20 civarı, uyumam gerek ama uyuyamıyorum; kitabı okumaya devam etmek istiyorum. Çünkü son birkaç yıldır içsel olarak bildiğim-hissettiğim bazı şeylere ve daha fazlasına değiniyorsunuz. Okudukça mutlu oluyorum. Size saldıranlar, saygısızca eleştirenler olacak. Büyük zorluklar yaşayacaksınız. Bu beni endişelendiriyor. Allah yardımcınız olsun. Sevgiler…

 

Alfa ve Betayı az önce OKUmuş bulunuyorum.

 Bir sonraki bilgiye geçmek üzereyim. İstem dışı gülüyor ve ağlıyorum. Deliriyor olabilir miyim ? Devam edeceğim eğer kalbim buna dayanabilirse ! sevgiler.

 

Size karşı gerçekçi olacağım

 kitabınızın korsanının çıkmasını bekledim ama çıkmadı korsancılara danıştım onlarda çıkacağını zannetmediklerini söylediler ve böylece ender olarak orjinal kitaplarım arasına sizinkinide dahil ettim 4 taksitle .Kitabı henüz okumadım ama süper beni çeken bir konu beni bu konuyla yakaladınız .Umarım gerçekten bağlar beni öyle zannediyorum ki zaten bildiğim ama okuyunca hatırlayacağım şeyler vardır içinde neyse okuyunca tekrara yazacağım size Ha bir de madem bu kadar SIR biliyorsunuz nasıl yaşıyorsunuz bu kadar bilgi zorlaştırıyor mu? kolaylaştırıyor mu? hayatı

 

çokkk teşekkürler…………

kitabı yazarken , matbaa ararken , üretirken vede paketlerken her olayı biz

lerle paylaştınız….bu kitap bizim….

 

sabırsız bekleyişin ardından

elime geçen Levh-i Mahfuz sonrası gelen sukünet ve sakinlik (bir an önce yaz da hemen okumaya başlayalım diye onca aceleciğe rağmen) şaşkınlık verici. kendime sormadan edemiyorum ne oldu da bu kadar yavaştan gitme isteği duyuyorum diye… hatta TDG’yi defalarca okumama ve siteyi de çok yakından takip etmeme rağmen kitabın başına her oturuşta ısrarla A yüzünü çevirip yavaş yavaş okumaya devam ediyorum. aklımın bir tarafı merakla indigo mehdi’de ama büyük bir sabırla neredeyse artık ezbere hatırladığım satırları okumaya devam ediyorum. bir taraftan kendimi koruma içgüdüsü devrede mi diye sorguluyorum ama kendimde hissettiğim şey bu değil. sonra hani daha önce seyrettiğiniz konusunu, oyuncularını, çekimini vs… çok sevdiğiniz bir filmi zaman içinde defalarca seyredersiniz ve hiç sıkılmadan, o bildik sonu keyifle beklersiniz ya içimde hissettiğim şey daha çok buna benziyor :) sanki çok uzun zaman önce biryerlerde yazdıklarını biliyorum da tekrar karşılaşmaktan büyük keyif almaya hazırlık yapıyorum… henüz B yüzüne başlamamış olsam da diğerleri gibi beni de bekleyen güzel final için şimdiden ellerine sağlık diyorum. sevgiyle ve bizle kalmaya devam et lütfen…

 

Tekâmül evi…

TDG nü enteresan bir yerde cezaevinde okumak nasip oldu bana .Kafamın sorularla dolu olduğu nedeni niçin bolca tartıp başıma gelenleri sorguladığım bir anda aldım elime…Yaşamımın içinde bir mola yeriydi cezaevi.İnsan herzaman hayatını böylesi gözden geçirme fırsatıyla (!)yüzleşemiyor. Kendime çok acımasız olduğum bir dönemdi kısacası.Kitabın sorularımın cevaplarıyla doluydu. Öyle evrene , tanrıya ,dine sorularım değil yalnız kendime dair sorularımın da cevapları oradaydı.(Cevapları bulmak istediğimden herhalde).İnancımı güçlendirirken umudumu arttırırken “tamam işte bu” dedirtirken yepyeni sorularda doğurdun.25 ayın sonunda Şimdi özgürüm çünkü dediğin gibi cennette cehennemde burada ve O çok adil.İnsanın başına gelen kötü şeylerin de bir sonu var. Ve en önemlisi kitabınla bana baştan başlamaktan korkmamayı öğrettin.Kaç kişiye bugünkü aklıyla hayatı sıfırlama şansı verilirki? Sosyal statümü, eğitimimi, kariyerimi hepsini silerek baştan başlıycağım …Başkaları için bir kabus olabilir ama TDG nin penceresinden bakınca hiçte korkutucu değil. Yeni kitabını hemen edineceğim. Bana kattıkları için teşekkürler. Sevgiyle Kal

 

Sanırım Ankara’da satılan ilk ki tabı ben 29 Ekim’de aldım :)

 TDG’yi daha önce okumuştum ama bu okuyuşum çok daha farklı oldu…Algılamam gelişmiş, bir de B yüzüne bir an önce geçebilmek için inanılmaz hızlı okuyorum…İlk kitabı okurken olmayan şey şimdi oluyor yalnız; benim de başıma ağrılar giriyor her okumaya oturduğumda… Bir de inanılmaz ilginç bir şey oldu. Normalda deliksiz uyuyan oğlum pazar gecesi 05 te uyandı ve 07ye kadar uyumadı…Ben onunla oyalanmaya çalışırken TV kanallarını geziyordum ki Kur’an hatmine denk geldim: Nahl suresi…Gözümü kırpmadan meali okudum…Program bittikten sonra bir sonraki kanala geçtim. Sürpriz: Yine hatim ve yine Nahl suresi…Sanırım bu surede benim için birşeyler saklı…Tüm sureyi tekrar tekrar okuyacağım. Tanrı’nın bizi bu kadar çok sevdiğini öğrenmek gözlerimi yaşartıyor. Senin kanallığına da müteşekkirim…Ama seni inanılmaz derece de kıskanmıyor değilim (Bunu diyen egom kesinlikle :))))

 

Uzunnn bir bekleyişten sonra

 levh-i mahfuz bu akşamüzeri elime ulaştı…beklediğime de değmiş olduğunu düşünüyorum henüz okumaya başlamadığım halde…önce siteye girip bakayım dedim kim ne demiş diye…şimdi izninizle kitabıma gidiyorum…:)ilk okumayı bitirince yine gelicem…ama ne halde olurum tahmin bile edemiyorum…sevgiyle kalın…

 

Aylardır beklediğim,heycanla beklediğim

LEVH-İ MAHFUZ u öyle çok istemişim ki annem ve kardeşim birbirinden habersiz hediye ettiler bana biri benim biride annemin elinde şu an… ilk gün işyerimde yemek molamda elime aldım okumaya başladım bir yandanda idrak etmeye çalışıyorum tabi :))yarım saat sonra dışarı hava almaya çıktım bir çatırtı tepemde refleksle :))tesadüfen :)) 1 adım geriye çekildim ve kafama kocaman bir cam gelmesine ramak kala 1 adımla kurtuldum tepede bir yerlerde cam patlamış ofislerden birinin camı. Yüze su çarpıp okumak gerek gerçekten…Hakkını vermek gerek.Birsürü şey geldi aklıma bi irkildim.Birçok üzüldüğüm olay anlamını yitirdi sonrasında takmamaya başladım ve hayatım güzelleşmeye başladı işyerimden zam aldım ,çalışmamdan memnun olduklarını söylediler övgü aldım,birde hediye aldım satacağımız bi ürünü çok beğeniyodum ve numunesini hediye ettiler.hepside 4 gün içinde oldu sonuç olarak ne mi anladım kafana hiçbirşeyi takma ,kendini boşuna üzme,anda kal, oku ,öğren ,ak… sevgiyle yürekten teşekkürler hepimize hayırlı olsun.Bu seferki kitabı biraz yavaş anlıyorum üstünden birkaç tur okuyorum anlam derinlik kazanıyor

 

http://www.tanrinindogumgunu.com/

http://burakozdemir.com/siparisim/index.php/tdg.html?SID=484ce8948fb4bb9238663474128de126

 

 

4/11/2009

ZOR GÜNLERİ KOLAYCA AŞMAK ELİNİZDE...

Kategori: YASAM


 
ZOR GÜNLERİ KOLAYCA AŞMAK ELİNİZDE

Tüm dünyayı hızla saran ekonomik kriz herkesi etkiliyor. Bu durum bir çok kişide depresyon oluşturmaya başladı. Her tür değişiklik depresyon sebebi olabilir. İşten çıkartılan bir kişi için de, iş yerinde yeni görevler üstlenmek zorunda kalan birisi için de depresyon söz konusu olabilir.

Bu dönem geçmişten bugüne kadar taşımış olduğumuz artık işimize yaramayan bize zarar veren şeyleri temizleme ve dönüştürme zamanı.

Bizi çok zorlayan kişileri, olayları ve dönemleri aşmayı başardığımızda o zorluk kadar büyük bir rahatlama yaşarız. Bu zorlu dönemleri aşarken yapılacak en önemli şeylerden biri an'da olmayı ve şimdiki anda durumu objektif olarak değerlendirmeyi başarmak. Değerlendirmeyi yaparken ne kendimizi ne de başkalarını suçlamak işe yarayan bir yaklaşım değil. Bu tüm dünyayı etkileyen bir ekonomik kriz ve bir süredir beklenen bir durumdu.

Hayatımızın bir çok döneminde bizi test eden, zor sınavlardan geçiren olaylar ve insanlar olmuştur. Onlara tepki duymak, kızmak belki çok kolay ama bu bizi çözüme mi çözümsüzlüğe mi götürür? Hayatını “başkalarını” suçlayarak, kızarak geçiren insanlar var. Her tür olumsuz durumda ailesini, işiyle ilgili sorun olunca yetkili kişileri, iş sahiplerini veya daha zengin olanları, kaderi hatta Tanrı'yı suçlayan bir çok insan var. Suçlamanın ardından olumsuz duygular gelir. Başkalarını suçlamak kadar kişinin kendini suçlaması da yıkıcı sonuçlar doğurabiliyor. Suçlamak yerine durumu kabullenip aşmak için neler yapabileceğimize odaklanmak en iyi ilk adım. Hepimizin içinde o zorlukları aşmak için yeterli güç var, yeter ki o güce ulaşalım ve onu canlandıralım.

Böyle zorlu durumları-dönemleri; yeni bir açılım yapmak, sahip olduklarımızı iyice gözden geçirip daha iyi değerlendirmek için fırsat olarak kullanabiliriz. Her değişim zamanı kendimizi daha iyi tanımak, anlamak, çözmek, gelişmek ve ileriye gitmek için uygun bir ortam yaratır.  Özellikle bu tip durumlarda hayatımızı kendi gerçekliğimizle oluşturduğumuzu hatırlamamızda fayda var. Olabilecek “en kötü” şey gerçekleşmiş ise de bu durumu olabilecek “en iyi”ye dönüştürmek yine bizim elimizde. Bu zorlu durum-dönem bizi yeni kazanımlara götürme olasılığını içinde barındırıyordur.

Bu dönemdeki bitişler; çok uzun zamandan beri beklemede kalan, istemeden mecbur hissedilerek yapılan ve artık tamamlanması gereken bir şeyin bitmesi anlamına da gelir. Helen Keller'ın dediği gibi kapalı kapılara bakmaya devam ettikçe açık olanları göremeyiz. Yeni bir kapı açılması için eskinin kapanması gerekebilir.

Her zor durumun içinde büyük öğretiler var, o durumdan öğrenecek olan da bizleriz. Son dönemdeki regresyon çalışmalarından birinde rehberlerden gelen mesajda; seçimlerimizin uzay-zaman örüntüsü içinde olduğu söylendi.

O karışık gibi görünen iplikleri dokuyan ruhtur ve içinde ne varsa dokuduğun şey de odur. Ruh o yoldan geçer, dokudukları kalır. O yoldan sonra geçenler o güzellikleri görür. Kaos yaratırsan kaos yaşanır, güzellik yaratırsan güzellik. Hayatın iplikleri elinde, istediğin gibi doku onları”.

Bir an geçtikten sonra o anı nasıl yaşadıysak o şekilde izi kalıyor. Hayatta nelere sahip olduğumuz, nerede ne yapıyor olduğumuz değil hayatımızı nasıl yaşadığımız ve o an'ın, o günlerin, o hayatın bizde nasıl izler bıraktığı önemli.

Her anı seçimlerimizle oluşturuyoruz. Birilerinin bizi mutlu etmesini, sevmesini beklemeye son verip, kendi merkezimizde kalıp, “kendimiz” olarak ruhsal gelişim yolunda mesafe katedebiliriz. Mutlu ve dengeli bir yaşam dışarıdan gelen bir hediye değil, ancak kişinin kendi içinde başarabildiği bir durum.

Çoğunlukla içinde kaybolup tek gerçeklik sandığımız bu boyutun bir ilüzyon-yanılsama olduğunu söylüyor, yazıyoruz. Burası ilüzyonun ötesinde bir sahne, yani özenle kurgulanmış bir oyun alanı. Burası bir sahne ve bir gün bu sahneden ayrılınca rolümüzü nasıl oynamış olduğumuz, bu rolün bize kattıkları, kavradıklarımız ve çözdüklerimizle ruhsal gerçeklik boyutuna geçeceğiz.

 

Bir çok regresyon çalışmasında kişi "kötü" görünen bir durumun veya kişinin daha derin seviyede yer alan farklı bir boyutunu da algılayabiliyor. "Kötü" görünen bir durumun aslında iyi sonuçlar doğurabildiğini anlıyor. Tıpkı "kötü" görünen veya kötü şeyler yapan birinin de  geliştiren bir öğretmen olması gibi. Görünen hiçbir şey göründüğü gibi değil. Kötü görünen birine-duruma kızıp öfkelenmek yerine, sakinlik ve sabırla, o durumun bize ne öğretebileceğine odaklanmakta fayda var. Bir fırtınaya yakalanan gemiciler, hiç bir şey yapmadan sadece fırtınaya kızıp dururlarsa ne kendilerini ne de gemiyi kurtarmaları mümkün değil.

Fırtınaya kızmak yerine en doğru hamleleri yaparlarsa o fırtınadan sağ salim kurtulmayı başarabilirler.

Zorlu dönemlerde atılacak en doğru adımları bulmak için öncelikle durumu kabullenip, kendimize bakıp sahip olduklarımızı gözden geçirerek bu hayatta ne istediğimize odaklanabiliriz. Bizi gerçekten mutlu edecek, ruhumuza da iyi gelecek olana odaklanabiliriz. Bir çok insan bu dönemde hayat amacını keşfedip o yolda ilerlemek için güçlü bir istek hissediyor. Tüm insanlık olarak bu zorlu dönemi, hep birlikte birbirimizi anlayış ve sevgi ile destekleyerek aşacağız.

 

Sevgi ve Şükranla,

 

DİBA AYTEN YILMAZ - 9 ŞUBAT 2009

http://www.radianced.com/tr/others/zorgunler.asp

 

3/11/2009

OKUYANLARIN YORUMLARI - 3 KASIM 2009

Kategori: YASAM



TDG

...

RABBİ, BANA BU KİTABI LAYİKİNCE OKUMA VE ALGILAMAYI NASİP ET diyebiliyorum.

Düşünmeden edemiyorum ? Daha okumadan böyle..Sevgili BuRak, Allah sana senin ne kadar güçlü olduğunu bu kitabı yazdırırken kerelerce söylemiş,anlatmış,yaşatmış. Paylaşımın için , sonsuz sevgiler ve teşekkürler

 

TDG

.... hani ben geçen gün şu şu harf hataları var diye mail göndermiştim ya artık onları görecek göz kalmadı bende varsa da diğer yanlışları başkaları bulsun ben resmen resetlendim…

 

TDG

…bu ne bu… tanrının bir lütfu… “İndigo Mehdi”, tir tir titretti beni. Elime aldığım andan itibaren, kalbim küt küt, içine çekti. Daha önce kerelerce okuduğum ve hep elimin altında olan TDG ile başladım önce. Ama İndigo Mehdi’nin çekiminedayanamadım, TDG’yi daha sonra okumak üzere İndigo Mehdi’ye başladım. Başlayış, o başlayış. İlk okumamı sabaha karşı bitirdim gerçi. Ama bu hiç kitap bitmeyecek.AŞK… hissettiklerimin başka tarifi var mı bilmiyorum. Aşık oldum… Hem de bu kez tanrıya. Ben ne yapacağım şimdi…buRAKözDEMİR, İndigo Mehdi… hayırlı olsun.

 

TDG

…Dun basladım okumaya kitabını ve inanılmaz etkilendim, sanki kendi din anlayısımı buldum ve dinin korkutucu kalıplarından uzaklastım ama dedigim gibi daha cok basındayım, merak ve heyecanla bekliyorum devamında olacakları.. “allah” adsıyla korkutucu, cezalayıcı, cehennemde etlerimiz yanana kadar ateslerde yakıcı bir tanrı kavramını(bugune kadar gelen ), elinde defter sevap, gunah cizelgesi tutan bir kadıdan, aramızdan biri, arabadan, muzikten mailden anlayan, tamamne guncel ve trendy bir kimlige burundurmen cok yaratıcı olmus.. Hicbir Kuran tefsiri bu kadar rahat anlasılamazdı kanımca…Cok merak ediyorum, nasıl oldu bu aydınlanma surecine girmen acaba, gercekten de Tanrı mı seciyor, yoksa vaktin mi geliyor, sabah uyanıp ben biraz daha maneviyata doneyim, dini duygularım yogunlastı biraz Kuran mı okuyum dedin???

 

TDG

…imzali Levh-i Mahfuz kitabmiz elime ulaşti,çok mutluyum heyacanla okuyorum,Levh-i Mahfuz’un dizayni mükemmel olmuş, o kalinliktaki bir kitap ve super yogun içeriğin aktariminda çok kolaylaştirici olmuş kullandiğiniz karartmalarve ol ol ol, insan, islam… vurgularini tüm sayfayi okuduktan sonra ard arda okumak çok anlamli bir iç huzur yaratiyor içimde, tanrinin doğum gününden sonraki hayatimda oluşan açılım, bakiş açisi değişimi ve iç huzur, sormaya korktuğum sorularin cevaplarini ve sormayi bile hayal edemediğim tüm sorularin cevaplari vardi orada… şimdide Levh-i Mahfuz çok şansliyim bu donemde var olduğum için, sizinle taniştiğim için.emeğinize sağlik, sonsuz teşekkürler.

 

TDG

…YENİDEN MERHABA buRAK… :)müsade istediğin günden beri bu günün geri sayımındaydım,kitabımız yeniden HOŞGELDİ… :) bu defa dağlar taşlar yerinden oynayacak…çok büyük bir sarsıntının ilk günlerindeyiz yer yerinden oynayacak…cehenneme indik,korkuyla yüzleştik,kim olduğumuzu bulduk,harekete geçtik,uyandık,mağaramızdan çıktık,hayatın içine karıştık ve her birimiz yepyeni benliklerimizle ben’likten çıkıp BİRlikte toplandık…yürüyoruz…yol hala devam ediyor…gün geçtikçe daha emin,daha rahat,daha güvenli akışın içindeki yerimizi aldık ve hareket ediyoruz…ve beklenen gün de geldi…LEVH-İ MAHFUZ günleri….tüğler diken diken,adrenalin çok yüksek…YENİDEN MERHABA…

 

TDG

…Okumaya başladım. TDG’yi yeniden okuyorum. Sonra Levh-i Mahfuz :)). TDG’de Tanrı’nın Doğumgünlüğü olarak yazdığın yazıları Facebook’da paylaşabilir miyim? İznin var mı? Bir de bazı yazım hataları var, bunları daha sonraki baskılarda düzeltirler umarım. Örneğin dipnotlar.Bir de bu okuyuşumda şu soru geldi aklıma, madem yüce Yaradan kendi ruhundan üfledi bizleri ve biz meleklerden bile üstünüz, neden bazılarımız çok kötü hatta cani?Dilerim herşey dilediğin gibi olur. Tüm sevdiklerinle sağlıklı ve mutlu günler:)Sevgiler :)

 

TDG

…Büyük merakla beklediğim LEVH-İ MAHFUZ kitabını dün gece bitirdim. Daha doğrusu ilk okumasını bitirdim. Öncelikle yüreğin dert görmesin. Muhammed’e yazdırılan Kur’an ile aynı kaynaktan geldiği ilk anda kalplere işliyor ve aynı izlenimi bırakıyor.Güzel Kur’an gerçekten çok muhteşem ve çok şanslı bir kitapmış. Çünkü onu ölümsüzleştiren LEVH-İ MAHFUZ yine aynı kaynaktan onu anlaşılır hale getirdi ve Kur’anla beraber kendisini de ölümsüzleştirdi. Kur’an ve LEVH-İ MAHFUZ ikisi birbirine çok yakıştı. ikisini nasıl tanımlarım bilemiyorum ama bin yıllık harika bişey çıktı ortaya.Çok bilinçli olarak değil ama içimden gelen çok kuvvetli bir sesle her zaman derim ki, bu zamanın insanları da çok şanslı insanlar. Çünkü muhteşem şeylerin olduğu bir zaman diliminde yaşıyorlar.Muhammed çok büyük bir insanmış. Büyük insanların yaptıkları ve bıraktıkları da çok muhteşem oluyor. Ona olan hayranlığım bin kat daha arttı. Onun bıraktıklarını kıla, tüye, şalvar, cübbe ve misvaka indiren kardeşlerimin de en kısa zamanda Muhammedi, Muhammed ruhuyla tanımaları en büyük dileğimdir.Tanrıya şükürler olsun ki sesimizi duydu- muhakkak duyuyordu- demek ki zaman bu zamanmış. İslami kesim diye itilip takılan ve bir türlü modern kesimin içlerine almayı benimsemediği bizleri bir türlü anlamadılar ve anlamak istemediler. Oysa İslami kesimin içinde yaşayan ve yaşanan islamın gerçek İslam olmadığının farkında olan ve bunun için yüzünü moderniteye diken insanlarımızı, içlerine almayı bir türlü sindiremediler. Oysa bunu yapabilselerdi belki de İslam dünyasında en azından Türkiye’de bağnazlık bu kadar katı olmayacaktı.Bu kitap okudum ve çok güzel olmuş denilebilecek bir kitap değil. Okurken bile insanı sarsan bazen gözyaşı döktüren ve bazen güldüren, insanın her hücresine hitap eden, okurken bile fiziksel ve ruhsal olarak çok büyük değişime uğradığınız bir kitap. Kitap bittiğinde aynı gün tansiyon yerlerde ve migren ağrılarıyla gözlerimi hastanede açmakla bitti ilk okuma.Üzerimize düşen nedir tam bilmiyorum, kitap biteli onu düşünüyorum. Belki sana çok çocukça gelecek ama yapmam gereken ne varsa yapmaya hazır olduğumu bilmeni isterim. Ama ben hazırım demekle hazır olunmadığını da TDG safhasında çok güzel bir dersle öğrendim. Dersimi aldım diyerek LEVH-İ MAHFUZ dan sonra kitabı okuyup bir köşeye koyamazdım ve bir köşeye çekilemezdim.. En azından buna benim vicdanım müsaade etmezdi.Güzel kardeşim yapacağım ne varsa elimden ne gelirse böyle bir kutlu yolculukta yapmak benim için şereftir.Şunu kesin bir inançla ifade ederim ki “ben LEVH-İ MAHFUZ için” “SEMİ’NA VE ASAYNA- İşittik ve isyan ettik- diyemem. Tüm benliğimle SEMİ’NA VE ATA’NA İşittim ve itaat ettim” diyorum.Bu bir partiye yada derneğe katılma çalışması değil ki hemen gidip üye olsam. Bin yıldır ilk defa olan bir şey için yanında nasıl olunur bilemiyorum. Ama şunu bilmeni isterim her koşulda yanındayım ve bunun için sadece ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.MUHAMMEDİ MÜHRÜ SANA TESLİM EDEN ALLAH SENİ MAHCUP ETMEYECEKTİR. ALLAH SENİ KORUSUN VE KORUYACAKTIR. YOLU/N/MUZ AÇIK OLSUN.

 

TDG

…Kitabımız harika insanı titretiyor.Koyu renk yazılımlı kelimeler yine mesaj nıteliğindemi?Tekrar tekrar yüreğine eline sağlık.Sevgiyle kalın

 

TDG

…Tanrı gerçekten sır tutmaktan vazgeçmiş, bir ben vardır bir de benden içerideki içeri olan artık aramızda değil hepimize geçmiş olsun içimizde artık sadece rahmanın nefesi,nefsi var.Şeytan artık çıplak.İzninizle kütüphaneme dönüyorum.Derin sevgilerimle…

 

TDG

…Yeniden Merhaba Burak; Kitap bizim buraya 2 gün önce geldi. Bitirmeye 120 sayfa kaldı. Deli çocuk,yaptın yine yapacağını :)

 

TDG

…Çok değerli sayın Burak Özdemir bey:Nihayet Levh-i Mahfuz kitabımız elimize vegözümüze ulaştı.Çok şükürler olsun,sizin vasıtanızla insanlığa ulaştıran Rabbimize.Fakat aşırı bir özlemle beklediğim bu kitabın kapağını açınca sevincim bi-raz sıkıntıya dönüştü.Neden mi? Yakın gözlüğüm de yetmiyor,büyültücü mercekleokuyorum.Bu durumda bana çok sıkıntı veriyor.Bu karekterdeki harflerin ve üste-likte bir birine girift olarak basımı,beni biraz hayel kırıklığına uğrattı.İlk Tanrının Doğum günü kitabının karekteri güzeldi.Dileğim bu baskıdan sonratekrar basıldığında daha okunur olursa Levh-i Mahfuz’u yeniden almak istiyorum.Yanlış anlaşılmasın,yinede çok dikkat ve itina ile okuyorum.Hacminin büyük olmamasını düşünmüş olabilirsiniz.Zaten hacmi büyük,biraz daha büyük olsa ne çıkardı.Tabii-ki daha önemli sebepleri vardır. Ben bana göre ve benim gibi yaşlı olanlara göre söyledim.Elbette sizler daha iyi bilirsiniz.Saygılarınla. Gözlelerinden öperim.

 

TDG

……nihayet ulaştım kitabıma, başladım ve damla damla içmeye çalışıyorum, hem bira an önce okuyup yutmal istiyorum, öte yandanda bitecek diye ödüm kopuyo…çok çok çok sağol.Önce ruh’una sağlık, sonra bedenine..İlham eden’e şükürlerimle..

 

TDG

…D&R’a gittim. 28Ekim sabahı daha raflarda yerini almamıştı. Çalışanlar bekleyın dediler 10 dakıka sonra depodan kıtabım geldi. Okuyorum okyorum okuyorum….

 

TDG

…KİTABIMIZ elime geçmeden, yazma yolculuğun sürcindeki heyecanın ve final beni ağlattı.Her uğraşın ve yüreğin için sana sonsuz teşekkürler.Üzerine sevgiler.

 

http://www.tanrinindogumgunu.com

Gökkuşağı…01.11.09 saat 09:00 Üsküdardan Beşiktaş’a motorla geçiyorum. Heyecanlıyım çünkü az sonra ilk kitapçıya girip sabırsızlıkla beklediğim kitabımıza kavuşacağım. O da ne ! Harika bir Gökkuşağı tüm netliği ile pırıl pırıl karşımda. Nihayet kitapçıdayım ,hızlı bir şekilde adeta nefes almadan parasını ödeyip dışarı çıkıyorum. Kavuşma anı,Güneş kitabımızın kapağına vuruyor.. o da ne ? Tanrım bu Gökkuşağı renkleri !! Kitap tıpkı az önce Gökyüzünde seyrettiğim muhteşem renk cümbüşü içinde. Kalbim Tokmak gibi göğsüme çarpıyor..Evren onaylıyor kitabı bir kere daha .

27/10/2009

TÜM KİTAPÇILARDA - TANRI-NIN DOĞUM GÜNÜ - İNDİGO MEHDİ

Kategori: YASAM


FARKINDA OLUN
YAŞAMINIZI DEĞİŞTİRECEK KİTAP
FARKEDİN...

www.burakozdemir.com

www.tanrinindogumgunu.com

27/10/2009

İKİLİ İLİŞKİLER - DEĞİŞİM ZAMANINDAYIZ, DÖNÜŞMEK DURUMUNDAYIZ...

Kategori: YASAM


YAKIN İLİŞKİLER

Varoluşun her aşamasında bir ilişki içindeyiz. İlişkiler, sadece  ebeveyn, eş ve çocuklarla sınırlı değil. Özellikle yakın ilişkilerde yaşanan zorluklar, insanı daha çok etkiliyor.

Her an her yerde, yalnız olduğumuzu sandığımız durum ve yerlerde bile bir ilişki kurarız. Yaradan-Kaynakla ve kendimizle kurduğumuz ilişkiler çok önemli olduğu için ayrı bir yazıda irdelemekte fayda var. Bu yazıda, ikili ilişkileri spiritüel açıdan ele alacağım.

Altın çağa geçiş döneminde bir çok ortam-koşul, eski yüklerden kurtulmamız için tasarlanmış durumda. Artık işimize yaramayan eski kalıplardan, eski bakış ve algı sistemlerinden kurtulmadığımız takdirde hem hayatın hem ilişkilerin içinde oldukça zorlayıcı evrelerden geçiyoruz.

Bir çok yakın ilişkide, karmik yükler kişileri zorluyor. Bağımlılık yaşanan ilişkilerde, çoğunlukla geçmiş hayatlardan bugüne taşınmış olan problemler olduğu ortaya çıkıyor. Daha önceki hayatlardan kalan bitmemiş işler, açık kalan yaralar, çözülmemiş duygular bugünlere taşınıyor. Dolayısıyla kişi, karmik ilişkisi olan biriyle, bu kez farklı cinsiyet ve rollerde bile olsa bir araya gelince, karmik yükler tetikleniyor, yani eski defterler açılıyor. Ve çoğu zaman, kişilerin bir anlam veremediği, nasıl çözeceğini bilemediği karmaşalar yaşanıyor.

Regresyon çalışması aracılığıyla, karmamızı çözmek için nelere ihtiyacımız olduğunu, o durum ve o kişiyle olan ilişkimizde çözüm ve denge için neler yapılabileceğini anlıyor ve çözmeye başlıyoruz.

Bazen bir ilişkinin çözülmesi ve dengelenmesi için çok uzak geçmişe gitmeye gerek kalmıyor. Şimdiki hayat çocukluğuna yönelik regresyon çalışmalarımda, o dönemlerde kurulan denklemler çözülünce yetişkin ilişki dinamikleri de çözülmeye başlıyor. Bir çok vaka çalışmasında ortak sonuçlar alıyoruz; anne-baba-kardeşlerle kurulan ilişkiler çözüldükçe, dengelendikçe, eş, sevgili ve arkadaşlarla kurulan ilişkiler de dengeleniyor. Bu çözülme ve degelenme ile kişi hayatın içinde daha dengeli olmaya başlıyor. Ve bu yeni durum hayatın diğer alanlarına da yansıyor ve olumlu değişimler hayatın geneline yayılıyor.

 

KARMİK ÇÖZÜLME

Her bireyin özel bir karması olduğu için, herkesin durumuna tek bir açıklama getirmek pek mümkün değil. Şimdiki hayata veya geçmiş hayata yönelik regresyon çalışmaları aracılığıyla kişi, geçmişten bugüne taşımış olduğu ilişki dinamiklerini keşfediyor ve çözebiliyor. Eğer karmik bir ilişki içindeyse, karmik anlaşmayı ve nasıl çözüleceğini idrak ediyor. Çözülme çoğu zaman seans içinde gerçekleşiyor. Ya da seans içinde kişi, içinde bulunduğu durumu geçmiş deneyimlerin ışığında, farklı boyut ve açılardan kavramaya başlıyor ve sonrasında hayatın içinde çözebiliyor.

Günümüzde bir çok yaşamsal dinamik değiştiği gibi ilişkilerin de içeriği ve şekli değişiyor. Bence eski dönemlere göre en büyük fark, insanların artık geçmişten getirdikleri yükleri, karmalarını temizlemek üzere bir araya geliyor oluşu.

Tüm deneyimlerimiz, bilinç veya bilinç dışında çözmek ihtiyacında olduğumuz konuların dışa vurumu iken, tüm ilişkilerimizi de böyle değerlendirmekte fayda var. İlişkiler bize ayna tutar ve hayattaki en önemli öğretmenlerdendir.

İlişkilerde bir çok zorluk yaşanırken; evli, nişanlı veya yakın bir ilişkisi olmayan kişilerse kendini işlevsiz, amaçsız, boşlukta hissedebiliyor. Böylesi durumlarda da karma yine devrede oluyor. Geçmişteki yakın ilişkilerin izleri o kadar acı veriyor ki, kişi her tür yakın ilişkiden kaçınabiliyor. Geçmişten gelen yaraların izlerini temizledikçe, kişi bugün istediği, ihtiyacı olan yakın ilişkileri kurmaya başlıyor. Ayrıca yalnız olunan dönemlerin de çok öğretici olduğunu ve bireysel gelişim için çok önemli bir süreç olduğunu, göz önünde bulundurmakta fayda var.

 

DEĞİŞİM

Değişim zamanındayız, dönüşmek durumundayız. Eski inanç sistemlerinden, bakış açılarından özgürleşme zamanındayız. Değişim dönemlerinde en baskın duygu; değişim korkusu oluyor. Yeniliklere açık insanlar bile büyük değişimlerin eşiğinde iken bu korkuyu hissedip, derinlerde yaşayabilir. Dünya ile birlikte bizler de değişiyoruz, değişmek durumundayız.

Bu dönemde ikili ilişkilerde yaşanan en büyük problem, çiftlerden birinin değişime ayak uydurmak yerine direnç göstermesi. Bir diğer yaygın durum ise, bir zamanlar aşık olunan eş, değişim başladıkça artık farklı algılanıyor. Bu durumda, ya eşler farklı yönlerde değişmeye başlamış oluyorlar ya da sadece biri değişmeye başlıyor. Böylesi durumlarda çiftler yol ayrımına geliyor. Ve ikilem yaşamaya başlıyorlar. En büyük zorluğu, çocukları olan çiftler yaşıyor ve çocuklarını düşündükçe iyice çıkmazda hissedebiliyor.

 

KARMİK ÇIKMAZ

Peki çıkış yolu nerede? Her birimiz farklı yaşamsal planlarla buraya geliyoruz. Hepimizin öğrenmek durumunda olduğu dersler farklı, ortak konularımız olsa bile detayda farklılıklar ortaya çıkıyor. Birinin, eşine her durumda katlanmayı öğrenmek, sabırla onu sevmeye devam etmek gibi bir dersi varken, bir diğer kişinin dersi; kabalığa, kötü muameleye “dur” diyerek kendi özgürlüğü için mücadele etmeyi öğrenmek oluyor. Bir başkası ise, yüzlerce yıldır başaramadığı “aile kurmak ve aileyi sevgiyle sürdürmek” ödevini tamamlamaya çalışıyor.

Yıllardır eşiyle ayrı yaşadığı halde bir türlü boşanamayan genç kadın, bununla birlikte hayat yolunda tıkanıklık hissediyordu. Geçmiş yaşam regresyon çalışmasıyla, eşiyle olan karmik ilişkiyi çözmeyi başardı. Hem çalışmanın içinde hem de sonrasında eşiyle konuşarak kendi deyimiyle “helalleşti” ve yıllardır yapamadığı şeyi yapmayı başardı. Eşiyle olan karmasını çözerken hayatındaki tıkanıklık üzerinde de çalışmıştık. Çalışma sonrasında;

“Artık kaçıp gitme duygusu yok hatta burada kalmalıyım diyorum ve olanı olduğu gibi kabul ediyorum ve sevdiğim işime tekrar döndüm” diyor. Eşiyle olan karmik bağ çözülünce, hayat yolunda ilerlemeye başladı.

Hayatımızda her ne oluyorsa mutlaka bir anlamı var.

Önemli olan tüm boyutlarıyla bunun anlamını,

sebebini kavramak ve çözerek yola devam etmek.

 

Sevgi ve şükranla,

DİBA AYTEN YILMAZ - 1 Haziran 2009

http://www.radianced.com/tr/others/iliskiler.asp

26/10/2009

MEHDİ, MEHDİYE İHTİYACIN OLMADIĞINI İSPAT EDEN KİŞİDİR.

Kategori: YASAM


MEHDİ, MEHDİYE İHTİYACIN OLMADIĞINI İSPAT EDEN KİŞİDİR.

Özürler…

Birkaç gündür özür kavramına taktım kafayı. Biliyo musunuz aslında özür dileyip herşeyi tatlıya bağlama ihtimali, insanlara bi çok yanlış yapma cüreti veriyor. Bunu farkettim. Gelip senin tepene yapıyor afedersin. Sonra gelip hocam kusura bakma ya oldu bi yanlışlık falan. Bu ne abuk bi mekanizma? Çocuklar dışında kimsenin özür dileme lüksü olmamalı bence. Yetişkin, davranışlarının sorumluluğunu taşımalı. Öyle cümleler kuracaksın ki, bütün yaşanılanların izini sileceksin. İnsanda böyle bir inanç oluyor. “Açıklayabilirim” inancı bu. Öyle izahlar getirecek ki Hay Allah diyeceksin sen. Herşey sil baştan olacak. Böyle bi özgüven var insanoğlunda. Buna gerçekten inanıyor.

Geçen gün eşini aldatanların basıldığı bir program izliyorum. Kadın, kameralarla birlikte kocasının arabasına doğru yürümekte. Cümbür-cemaat. Araba deniz kenarında. Kocanın yanında Rus bir hatun, öpüşüyorlar arabada. Kameralar, ışıklar, dedektifler, korumalar ve de en önemlisi adamın karısı arabanın başında. Amcam öpüşüyor halâ. Farkediyor nihayet. Arabanın içinde kameranın olduğu tarafa doğru hamle yapıyor. Camı aralıyor, o berbat pozisyonda, camdaki iki parmak aralığın içinden sesleniyor eşine ve milyonlarca kişiye. Ne dese beğenirsiniz?

AÇIKLAYABİLİRİM

Nan oğlum ne açıklayacaksın? Dedektif söyledi en son. Yahu bi dakika. Gerçekten ne açıklama getirecek çok merak ettim dedi. Döndüler adama. Sahi sen ne açıklama getirecektin sözünü kestik dediler. Vazgeçtim açıklama yapmıycam dedi bu sefer : ) Ama bence tarihi fırsat kaçırıldı. Sahiden ne diyecekti?

Geçen bir sene boyunca, gördüğümüz inanılmaz büyük o sevginin öte yanında, insan faktörüne karşı verdiğimiz mücadeleyi konuştukça Bahar sen ne güçlü bi adamsın diyip diyip durdu. Bense bu lafı üzerime hiç alınamadım. Bunu güç konusu olarak hiç görmedim. Üzerime çullanmış, binlerce insanın nefsine, boyun eğdirmişim gibi görünüyorum ama öyle değil. Ben hiçbirşey yapmadım. Hiçbiri beni yormadı. Kalori harcamadım. Hiçbirini duymadım çünkü. Dinledim ama duymadım. James Hetfield’ın öyle bi şarkı sözü vardı. Sana nefretimi harcamayacağım diyordu. Üniversite zamanından beri işlemiştir bana bu. Tanrı’nın doğum günü sürecinde kimseye, kendisinden nefret edecek kadar değer atfetmedim. Ve bence bu süper oldu : )

O yazıya neden “Kardeşe Veda” başlığını attığımı merak edenler olmuş. Kardeşimin mektuplarını yayınlıyordum herkesin malumu. Herşey kamuoyunun önünde cereyan ediyordu. Fakat son bir mail ulaştı bana. Sitede yayınlanabilir bişey değildi o kadarını söyleyebilirim. Okumayanlar.com yanında halt etmişti. O insanların bir “özrü” belki olabilirdi, dünyadan haberleri yoktu çünkü. Ticari kızgınlıkla da olsa sanaSen kendini peygamber zannediyorsun!” diyen kişi senin kardeşinse orada durmak zorunda kalıyorsun. Biraz şok oluyorsun. Sen de mi Brutus demiyorsun ama böyle ithamların üstü örtülerek hayat devam ettirilemez. Biri senin hakkında böyle şeyler düşünürken içinden, onun dışıyla nasıl haşır neşir olacaksın? Kızmadan, sinirlenmeden, saldırganlaşmadan veda en temizi. Sahi. Ne yapmışım ben? Benim ne yanlışımı görmüşsün sen? Hangi falsomu yakalamışsın? Neymiş benim suçum? Yazı yazmaktan başka ne yapmışım? Cevap yok.

Merak eden yanımızın merakı giderilmiştir umarım. Bir insan bir insana veda sözünü ediyorsa, mutlaka bi nedeni vardır. Bilgelikle annelik karıştırılabiliyor bazen. Tepesine çıksan da vaziyeti alttan alan, seni hep idaren kişiler annelerdir. Kendimden örnek verecek olursam, ben bir yola çıkmışım. O yola hayatımı koymuşum. Anlatmaya gerek yok, artık seven-sevmeyen herkesin malumu olmuş. Kalkıştığımız iş o kadar masum, o kadar tertemiz bir iş ki, onun üzerine en ufak bi toz gelmemesi kendimizi siper etmişiz. Kimse bilmez. Biz adada, Bahar’la altı ay boyunca koca paketi 1.5 lira olan bir mantıyla beslendik. O mantı nasıl o kadar ucuz olabiliyordu, içine ne koyuyorlardı halâ bilmiyoruz. Haftanın 4-5 günü. Bir gün olsun şikayet etmedik, şükrettik. Kafamızı sokacak bir evimiz olduğu için. Evimiz olmadığında da şükrediyorduk, birbirimizi bulduğumuz için. Neyse. Sadece ben, gerçek mantı yemeye başladığımızda öbür yediğimiz şeyin ne olduğunu sorgulamaya başladım o kadar : )

Bazı şeyler vardır, bunlar insanın mukaddes değerleridir. Onlara saygısızlığın telafisi yoktur. Benim idealim, aynı zamanda benim namusumdur. Çok açıkça defalarca yazdım ve söyledim. Uyarımı yaptım yani. Ona dil uzatan, kim olursa olsun, bu davranışının sorumluluğunu taşır. Affetmek? Ben sana nefretimi hiç harcamadım ki? Doğuştan affedildin sen. Özür? Üzgünüm. Benim burada canımı dişime taktığım bu zorlu günlerde, bana yapmadığını bırakmayacaksın, ondan sonra da ilerde herkesin neyin ne olduğunu anladığı, mutlu günlerde ortaya çıkıp pardon diyeceksin. Asıl ben pardon şimdiden.

İhtiyacın olmayan sesleri duymamak. Bir insanın hayatını bundan daha fazla kolaylaştıracak bir meziyet düşünemiyorum. Herkese, her konuda tavsiye ederim bu mekanizmayı. Vıdı vıdı vede vıdı… Mı diyor karşı taraf? Bi düşünelim hemen. Duymaya ihtiyacım var mı bu söylediklerini? Yok mu? Geçiniz o zaman. Sen fondaki gürültü patırtılardan birisin. Bu kadarsın.

Herkese şirin görüniim, kimseyle kötü olmiim,

her durumda arayı buliim,

bunları düşünürsen,

asıl düşünmen gerekenleri düşünecek RAM kalmaz beyninde.

Bi karar vericeksin.

“Şimdi ben Samsun’a çıkıyorum ama acaba Padişah’ı üzer miyim?

Bi saygısızlık yapmamışımdır umarım.

Çünkü majestelerinin sevgisini kaybetmeyi hiç istemem”

diyorsan Mustafa Kemal olamazsın.

İstanbul-Samsun denizyolu hattının

herhangi bir yolcusu olursun sevgili dostum.

Biliyor musunuz ben Tanrı’nın doğum günü’ne inanan insanları, inanan insanlar olarak görmüyorum. Onları zeki insanlar olarak görüyorum sadece. Bu işin nereye gitmekte olduğunu anlayamayanları da inançsız olarak görmüyorum. Sıradan bir zekâ tıkanıklığı olarak görüp geçiyorum. Hepsi bu benim için. İnançlı-inançsız kelimelerine yer yok benim kitabımda. 8′le yediyi toplarsan 15 eder. Bunu da 3′le çarptığında elindeki rakam 45 olucaktır. 45′i bulamamaktan farklı birşey değil, Tanrı’nın doğum günü’nün ne olduğunun idrakına varamamak. Suç mudur peki toplama-çıkarma yapamamak? Elbette değil. Ama pek de prestijli bi durum olmasa gerek. Sen şimdi o insanlara aptal mı diyorsun? Demiyorum çünkü öyle bir kelime de yok kitabımda. Cetvele bakarım ben. 5 santime 5 cm derim ben. 30 cm’yi alkışlamam, 5 cm’ye topa tutmam. Beş beştir, otuz otuzdur. Rakamlara, derecelere duygu yüklemem.

Kitabı okumasına bile gerek yok.

Girsin siteye.

Bu kitabı okuyanların ağzından dökülenler yeterlidir.

İnsanlara bunu söyleten kitap,

zaman içinde bu sözleri geniş halk kitlelerine de söyletecektir.

Hepsi budur.

Ufku açık insan, büyük düşünebilen insan

Tanrı’nın doğum günü misyonunun doğal bir parçasıdır zaten.

Dünyada İslam diye bir din var mı? Var.

Tanrı’nın doğum günü’nde İslam’ın en kadim sırları var mı? O da var.

E tamam bitti o zaman.

45′e hoşgeldin.

Dünyanın 45′i bulması artık, bir zaman meselesinden başka birşey değil.

Sen de ben de biliyoruz bunu artık.

 

“Kendini peygamber zannediyor” yaftası da bizim yolculuğumuzda Aşil’in topuğu oluyor… İslam’la ilgili böyle bir kitapla çıkagelirsen, yüzeysel aklın ağzından çıkan ilk söz bu olacak, yolu yok. Kendini peygamber zanneden adam olacaksın… Şükür ki zannetmelerle işim olmaz benim. Ve gene şükürler olsun ki, evrensel akıl frekansından şahsıma düşen pay, ne olduğum ve ne olmadığım konularında bana yüzde yüz net ve sağlamalı bilgi verir. Kartvizitimi ben uzatırım. Üzerinde ne yazdığını, başkasından öğrenmem.

Geçenlerde halamla konuşuyorduk. Yaklaşık 1 senedir, sürekli meditasyon halinde. Kitabı, henüz bitirmese de, içinde ne olduğuna vakıftır. Siteyi de hergün takip eder. Fakat bu kitap çerçevesinde gelişen olaylar konusunda da okadar  temkinlidir halam. Bazı çekinceleri var çünkü. Onunla geçenlerde yaptığımız konuşmayı, burada paylaşmanın tam da zamanı olduğunu düşünüyorum. Bir tabu bu. Herşeyi konuşuyorsak, bu konuyu da konuşabiliriz.

 

-“Oğlum senin için sağda solda Mehdi diyorlar.

Kulağıma geldi, hiç hoşuma gitmedi” dedi halam.

Daha sonra aramızda şu diyalog gelişti.

 

- Hala sen benden böyle birşey duydun mu?

- Hayır duymadım. Beni tedirgin eden sen değilsin zaten. Ne yapmak istediğini açıkça ortaya koyuyorsun. Beni düşündüren etraftaki o insanların böyle şeyler söylemesi. Sümme Haşa!

- Hala bi gün çok büyük bi adam olmam seni mutlu eder miydi?

- Etmez mi tabi ki eder. Gurur duyarım.

- Mesela aileden bi Atatürk çıksaydı? Olamaz mı? Oğlun, kızın, diğer kuzenler, yada başkalarının çocukları? Büyük adam olamaz mıyız?

- Deli misin? Gurur duyardık tabi. Fakat bu başka bişey.

- Hiç başka bişey değil halacım. O kelimeyi, gelecekte benim büyük bi adam olacağıma inandığı için söylüyor. Hepsi bu. Burada önemli olan nokta şu. Sen, bana bu yakıştırmaları yapacak kadar beni seven insanların bu bağlılıklarını istismar ettiğime şahit oldun mu? yada beni tanıyan çok yakınımda biri olarak, gelecekte böyle bir ihtimal görür müsün?

- Asla.

- O zaman bir sorun yok. O kelimeyle ilgili yüzlerce mesaj almışım ben ve hiçbirini koymamışım siteme.

 

Sen, ben İslam’ın imajını değiştireceğim dediğin zaman bu kelime gelecek önüne, bundan kaçışın yok. Kişisel olarak benim bir türlü sevemediğim, fakat insanların belleğinde yer etmiş bu kelime karşına çıkıyor ve bununla baş etmek zorundasın. En iyisi v1.0.3′ten, Dona’nın Mehdi’ye getirdiği tanımı paylaşmak;

Mehdi,

Mehdi’ye ihtiyacın olmadığını

ispat eden kişidir.

Çık bakalım işin içinden çıkabilirsen…

Tanrı’nın doğum günü’nün her bir satırı, elçilerin, peygamberlerin idolleştirilmemesinin iknasıyla dolup taşmıyor mu? Bu kitabın bütün söylemi, bütün gayreti, yazanını değil okuyanını yükseltmek değil mi? İçinde böyle şeylerin yazmakta olduğu bir kitabın yazarının kendini peygamber zannetmekle suçlanmasına, çok düşündüm sonunda bir tarif bulabildim. Evet evet bu; muhteşem bir saçmalık… Mesela. Ben hayatımı insanları içki içmekten vazgeçirmeye adamışım. Ve bir aygıt yapmışım. Ona dokunan içkiyi bırakıyor. İçkiyle mücadelede böyle yol alıyorum ben ve sen beni alkolik olmakla suçluyorsun… Tebrikler.

Çok bıçak sırtı bi yolda yürüyorum ben ve bu konuda gerçekten yardıma ve desteğe çok büyük ihtiyacım var. O kelime konusunda, çok keskin, yalanlayıcı çıkışlar da yapamıyorum.

Dünyayı geç. O kadar çok Mehdi var ki ülkemizde. Bunlar onlu, yüzlü, binli, milyonlu insan gruplarını esir etmişler kendilerine. Milyonlarca Müslüman, aklını ve iradesini bu “Hazret-i Mehdi”lere devretmiş. Akıl frekansı üzerinden ulaşamıyorsun bu kalabalığa. Onun yerine başkaları düşünüyor çünkü. Ve onlar da senin hakkında hiç de iyi şeyler düşünmüyor. Tanrı’nın doğum günü, sahte peygamber sektörünün sonu çünkü. Düşün, taşın, ne yapacaksın? Zihni, Mehdiler, halifeler üzerinden çalışmakta olanların özgürlüğüne nasıl vesile olacaksın?

Bizim okuyucularımızın içinde, gene siteye koymadığımız fakat benim birebir izlediğim mesaj sahipleri var. Bu konuyla başı dertte olan. Birinin tutsağı olagelmiş, diğer yanda da kitabımıza ölümüne inanmakta. Daha ben askerdeyken bana mektuplar gönderen bir okuyucumuz örneğin. O kelimeyle ilgili ekstra bilgilere ihtiyacının olduğunu söyledi durdu. Hiç yanıt vermedim. Bir sürece girdi ve o sürecin sonunda bulması gerekeni kendi bulacak. Bana gönderdiği en son mektup şuydu: Dona, benim şeyhimin Mehdi olduğunu, henüz hazır olmadığımız için söyleyemiyor bize… Dona zihnine girmiş artık. Gözü aydın olsun. Yukarıdaki cümlenin ne kadar saçma olduğunu farkedeceği güne uyanması an meselesi.

O kelimeyi sevmiyorsun, hatta nefret ediyorsun fakat da orada öyle bir adamın, böyle bir adamı esir aldığını duyduğun zaman da, esir olan adama bir çift söz söylemek istiyorsun, dudağının ucuna kadar geliyor bazı şeyler. Sonra geri kaçıyor. Aşil’in topuğu. En başta kardeşin nişan alıyor o hassas, sonsuz anlayışa ihtiyaç duyduğun noktana. İhtiyacın olmayan sesleri dinlememek bu durumdan tek çıkışın. Nasılsa herşey açığa çıkacak bir gün. İleri akıl, ortalama akıl ve de devre-dışı akıl için, herkes için. Tanrı’nın doğum günü her yeri aydınlatacak. Örnekten devam edersek, bazılarına ağzımıza alkol koymadığımızı, alkolik hiç olmadığımızı, herkese içkiyi bıraktırdığımız zaman anlatabileceğiz. O güne kadar da sabredeceğiz. Kimseyi dinlemeyerek.

 

Tanrı’nın doğum günü öyle aydınlık bir yol ki, sadece üzerindeki yolcuları değil, aynı zamanda yan yollarını da aydınlatacak. Biz, olabilecek en sade şekilde yazmak için alabildiğine uğraştık fakat bu haliyle bile onu okuyup anlayabilecek durumda olmayan kitlenin varlığını reddedemeyiz. Zaten bu gibi mitolojik kavramlar, kendi hayatının dizginlerini kendi ellerine alamamış kesimler için hayata kazandırılmış. Bizzat peygamber tarafından. Görülen lüzum üzerine. Sen okuyan birisin, şu an internet başındasın ve oldukça makul bir insana benziyorsun. Peki, herkes senin gibi mi? Değil kitap, gazete nedir bilmeyen insanlara, iyiliği, doğruluğu, güzelliği nasıl göstereceksin? Boyun eğdiğiniz o adam, zannettiğiniz o makamda değil dediğinde, sana o değil de kim o zaman diyecekler. Öyle biri yok, ona ihtiyacın da yok dediğinde haklısın demeyeceğini, diyemeyeceğini adın gibi biliyorsun sen de.

İşte, felsefenin kıramadığı o prangaları

“O değil bu” kıracak.

 İster sev ister sevme.

Bu sözü daha, çok duyacaksın.

BuRAK özDEMİR

www.tanrinindogumgunu.com

 

26/10/2009

USUI REIKI 1.ASAMA EGITIMI - 31 EKİM 2009

Kategori: YASAM


 
USUI REIKI 1.ASAMA EGITIMI

31 EKİM cumartesi gunu

saat 10:00 ile 16:00 arasinda

Usui Reiki 1.asama

egitimi yapilacaktir.

 

Katilimcilarin dogal yasam enerjileri

ozel bilimsel bir alet ile tespit edilecektir.

Egitim yeri Kadikoy'dur.

Egitimin ucreti 80 YTL'dir.

Sertifika verilecektir.

Katilmak isteyenler isimlerini

 

info@reikiturk.com

 

mail adresinden yazdirabilirler.

Detayli bilgi mail ile gonderilecektir.

 

Egitime katilimci sayisi sinirli olacaktir.

Eger 21 gunden daha kisa bir zaman icinde

inisiyasyonlu baska bir egitim aldiysaniz

bu egitime basvurmayiniz.

 

www.reikiturk.com

26/10/2009

BİLİNÇALTI TEMİZLİK ÇALIŞMALARI - 1 KASIM 2009

Kategori: YASAM

 

BILINCALTI SORUN TESPITİ VE
TEMIZLIK CALISMALARI

1 KASIM tarihinde
SAAT: 13:00 - 16:00 ARASINDA
BİLİNÇALTI TEMİZLİK ÇALIŞMASI YAPILACAKTIR.
 Calismanin icerigi ve uygulamalari cok onemlidir.Calismada her bir katilimcinin bilincaltlarindaki sorunlar Kinesiyolojik kas testi temelli  bir cihazla test edilecektir. Testte her bir katilimcinin sectigi 15 soruya bilincaltinin yanitina bakilacaktir.(sorular asagidadir)
Daha sonra katilimcilara Alfa-Teta ritimlerinde ozel olarak hazirlanmis bir CD hediye edilecektir ve kendi korkulari ile ilgili afirmasyonlar yazili olarak verilecektir. CD'de subniminal mesajlar yoktur, sadece afirmasyonlarin bilincaltiniza kolaylikla yerlesmesini saglayacak Alfa-teta ses titresimleri hazirlanmistir.
Tespitten sonra kisi her gun 30 dakika bu CD'yi dinleyecek ve afirmasyonlarini okuyacaktir. Bu sekilde cok kolay bir sekilde kendi spesifik sorunlarina uygun bir sekilde bilincalti ile calisabilecek ve sorunlari kisa zamanda ortadan kaldirabilecektir.Calisma isteyen herkesin katilabilmesi icin 2 gun surecektir ve farkli gruplarla yapilacaktir.

BILINCALTI CALISMASI NEDEN BU KADAR ONEMLIDIR?
Yasaminizdaki sorunlarin cok buyuk bir kismi  bilincalti ile baglantilidir. Eger bilincaltiniz yasaminizin zor gececegine inaniyorsa, surekli sizi zorlayacak deneyimleri hayatinizda bilincsiz  bir sekilde olusturursunuz, eger bilincaltiniz basarisiz oldugunuza inaniyorsa, yetersiz oldugunuza inaniyorsa yasam deneyimleriniz de bu duygularla baglantili olacaktir. Paranin zor kazanildigi ile ilgili bilincaltinizda bir kayit varsa, para kazanmak sizin icin zor olacaktir. Kisacasi bilincaltiniz neye inaniyorsa yasaminizda bunu buyuk olcude deneyimlersiniz.
Iste bu calismada kendi sectiginiz 15 tane konuda bilincaltinizin neye inandigina bakilacaktir. Bilincalti kendi inandigi seyi cekme ve gerceklestirme ozelligine sahip oldugu icin bir anlamda bu sorularin yanitini almak, bir konuda gelecekte ne deneyimleyeceginizi de  ogrenmektir. Bu sorunlari size ogretecegimiz sekilde kolaylikla ortadan kaldirmak ise bilincaltiniza yeni ve olumlu inanclar yerlestirerek bir anlamda hayatinizi degistirmeniz demektir.

SORUNLARI BILMENIN AVANTAJI NEDIR
Sorunlari bilirseniz daha kolay temizleyebilir ve degistirebilirsiniz. Eger bilincaltinizda cok yogun bir parasiz kalma korkusu varsa, bunu bilmek ve bir sure bunun uzerinde calismak maddi kazanimlarinizi ciddi olarak etkileyecektir. Ancak paraniz yeterli degilse bilincaltinizda parasiz kalma korkum var diyemezsiniz. Paranizin yetersiz olmasinin nedeni basarisiz olma korkunuz olabilir yada cok param olursa mutsuz olurum inanci ile baglantili sevilmeme korkusu da olabilir. Bu nedenle sorunlari tam bilmek, dogru cozume ulasmak icin cok onemlidir.

OLCUM GUVENLIMIDIR
Evet. Cihaz ile ilgili
http://www.reikiturk.com/bilincalty-sorun-tespiti.html

linkini inceleyebilirsiniz.

OLCUMDEN SONRA VERDIGINIZ SEKILDE CALISARAK SORUNLARI ORTADAN KALDIRABILIRMIYIM?
Olcumden sonra size bir CD hediye edilecektir ve bir de calismaniz icin sizin sorunlarinizla ilgili bir afirmasyon kitapcigi alacaksiniz. Daha sonra her gun 30 dakika CD'yi dinlerken afirmasyonlarinizi sesli olarak okuyacaksiniz. Bu calismayi yapmaya basladiginiz ilk gunden itibaren etkilerini goreceksiniz ve size onerilen surede cok ciddi degisimler yasayacaksiniz.
Bilincaltiniz para ile ilgili korkulardan kurtuldugu zaman parayi daha kolay kazanabilir, bilincaltiniz sevgi ile ilgili korkulardan kurtuldugu zaman sevgiyi daha cok deneyimleyebilir yada bilincaltiniz sucluluk duygularindan kurtuldugu zaman daha rahat,daha ozgur olabilirsiniz. Bilincalti sorunlarini cozmek,hayatinizi sifalandirmaktir.

BU CALISMA BIR EGITIM DEGILDIR.

 DUZENI SAGLAMAK ICIN GRUP SEKLINDE GELINECEKTIR

ANCAK TESTLER BIRE BIR YAPILACAKTIR.
Calismada her bir katilimci icin yaklasik 12-13 dakikalik bir test suresi olacaktir. Calismada duzen saglamak icin gruplar olusturulmustur. Calisma oncesi 20-30 dakika  nasil calisacaginiz anlatilacaktir, daha  sonra testi biten CD ve calisma kitapcigini alarak ayrilacaktir. Ancak bastan hangi gruba gelmek istediginizi belirtmelisiniz.Bu calismaya reiki bilmeyenlerde katilabilir, herkes icin cok onemli ve cok guclu sonuclari olacak bir calismadir. Bu sekilde tekrari olmayacaktir.

SECIM YAPCAGINIZ SORULAR
LUTFEN 15 SORU SECINIZ VE SECTIGINIZ SORULARI BIR KAGIDA YAZARAK GELINIZ.
GENEL SORULAR
1- Bilincaltimda degersizlik korkusu var mi?
2- Bilincaltimda basarisizlik korkusu var mi?
3- Bilincaltimda parasizlik korkusu var mi?
4- Bilincaltimda yetersizlik korkusu var mi?
5- Bilincaltimda terk edilme korkusu var mi?
6- Bilincaltimda sevilmeme korkusu var mi?
7- Bilincaltimda onaylanmama korkusu var mi?
8- Bilincaltimda guvensizlik duygusu var mi?
9- Bilincaltimda gelecek korkusu var mi?
10-Bilincaltimda sucluluk duygulari var mi?
11-Iyi ve guzel seyleri hak ettigime inaniyor muyum? (Eger inanmiyorsaniz bunlari hayatiniza cekemezsiniz)
12- Kendimi gercekten seviyor muyum?
13- Bilincaltimda degisimi kabul ediyor muyum?
14- Bilincaltimda kendime ofkeliyiyim?
15- Bilincaltimda ihanete ugrama korkum var mi?

IS - POTANSIYLE SORULARI
16- Isim bana uygun mu?
17- Isimi degistirmeli miyim?
18- Is yerimden atilma korkum var mi?
19- Isimde basarili olmak icin daha cok calismam yeterli mi?
20- Kendi isimi kurmali miyim?
21- Is yerimde olumsuz insanlarla mi calisiyorum?
22- Daha iyi bir is bulabilir miyim?
23- Isimde yukselmem konusunda beni engelleyen insanlar var mi?
24- Is arkadaslarim beni seviyor mu?
25- ..... is teklifini kabul etmeli miyim?

PARA SORULARI
26- Daha fazla para kazanmayi hak ediyor muyum? (Eger hak etmediginize  
inaniyorsaniz zaten kazanamazsiniz)
27- Para benim icin pis ve kotu bir sey mi? (Bilincaltiniz parayi pis olarak goruyorsa her zaman maddi sorunlar yasarsiniz)
28- Para geldigi gibi gider inancina sahip miyim?
29- Bir gun zengin olacagima inaniyor muyum?
30- Param olursa basima kotu bir sey gelir korkum var mi?
31- Paranin kolay kazanilan bir sey olduguna inaniyor muyum? ( yanit hayir ise degistirmediginiz takdirde parayai her zaman zor kazanirsiniz)
32- Daha fazla para kazanma potansiyelim var mi?
33- Paraya yeteri kadar deger veriyor muyum?

EVLILIK-ASK-ILISKI SORULARI
34- .....'yi gercekten seviyor muyum?
35- ......'ni beni gercekten seviyor mu? (eger bilincaltiniz buna inanmiyorsa zaten ilgili kisi sizi sevemeyecektir)
36- Mutlu bir iliskiyi/evliligi hak ettigime inaniyor muyum? ( bu konuda inanciniz yoksa mutlu bir evlilik yada iliski surduremezsiniz, bunun degistirilmesi gerekir)
37- Evliligin iyi bir sey olduguna inaniyor muyum?
38- Sorunlu insanlari hayatima cektigime inaniyor muyum?
39- Mutlu bir evlilik yapacak miyim?
40- ....... (falanca kisi) benim icin dogru bir kisi mi?
41- ....... (falanca kisiden) ayrilma kararim dogru mu?
42- ....... (falanca kisinin) su huyunu degistirebilir miyim? (bilincaltiniz buna inaniyorsa evet degistirebilirsiniz.)
43-
…….. ile evlenecegime inaniyor muyum?
44- ...... (falanca kisinin) beni aldatacagina inaniyor muyum? (inaniyorsaniz olur)
45- ....... (falanca kisi ile) yeniden barismali miyim?
46- ....... ( falanca kisi ile ) sorunlarimi asabilir miyim?
47- ....... (falanca kisi ile) yasadigim sorunlar benimle mi ilgili?
48- Yalniz olma nedenim benim hatali inanclarim mi?
49- Esir olma korkum var mi?

OZ DEGERLENDIRME SORULARI
50- Guzel olduguma inaniyor muyum? (bilincaltiniz guzel oldugunuza inanmiyorsa bu konuda her zaman sorun yasarsiniz)
51- Yeterince akilli olduguma inaniyor muyum?
52 - Kendimi seviyor muyum?
53- Kendimi tamamen affettim mi?
54- Cocukluk travmalarim var mi?
55- kendimle barisik miyim?
56- Ideallerime ulasabilecegime inaniyor muyum?

AILE SORULARI
57- Annem bilincaltimi olumlu etkiliyor mu?
58- Babam bilincaltimi olumlu etkiliyor mu?
59- Kardesim bilincaltimi olumlu etkiliyor mu?
60- Aileme karsi bilincalti kizginliklarim var mi?
61- Ailemle ilgili beni etkileyen bir travma var mi?
62- Ailemle beraber mi yasamaliyim?
63- Ailemi kaybetmekten korkuyor muyum?

COCUK SORULARI
64- Cocuk sahibi olabilecegime inaniyor muyum. (bilincaltiniz inanmiyorsa olamazsiniz)
65- Cocuklarim icin iyi bir anne/baba olduguma inaniyor muyum?
66- Cocugumla ilgili, cocugumu olumsuz etkileyecek bir bilincalti blokajim var mi?
67- Cocuk sahibi olmali miyim?
68- Cocuk sahibi olmamamin bilincalti bir nedeni var mi?
69- Cocugum icin .... kararini vermelim iyim? (bosluklu alana sorunuzu yazacaksiniz)
70- Cocugumum ..... sorunu onun bilincaltiyla mi ilgili? (bilincaltiniz kollektif bilincalti ile baglantili oldugu icin bu soruya yanit alabilirsiniz)

YETENEK SORULARI
71- .... konusunda yetenegim var mi? (bosluklu alani siz dolduracaksiniz)
72- ..... yetenegimi gelistirebilir miyim?
73- ..... yetenegim bu iste basarili olmam icin yeterli mi?

SAGLIK SORULARI
74- ..... saglik sorunumun nedeni bilincaltim mi?
75- ...... saglik sorunumu asabilecegime inaniyor muyum? ( inanmiyorsaniz mutlaka bu konuda bilincalti calismasi yapmalisiniz, eger bir saglik sorununuz varsa bu soruyu da secin)
76- .... hastaligina yakalanacagima inaniyor muyum? (eger ailenizde ayni hastaliktan bir kac kisiyi kaybetmisseniz bu soruyu sorabilirsiniz)

KILO SORULARI
77- Kilolu olmamin nedeni duygusal acligim mi?
78- Kilolu olmamin nedeni guvensizlik duygum mu?
79- Kilolu olmamin nedeni hatali beslenmem mi?
80- Kilo verecegime inaniyor muyum? (eger bilincaltiniz inanmiyorsa zaten kilo veremezsiniz, kilo konusunda ne denediyseniz basarili olamadiysaniz bu soruyu sorabilirsiniz)
81- Diyet yaparak kilo verebilir miyim?
82- Kilo alarak kendimi mi cezalandiriyorum?
83- Kilo alarak ....(falanca kisiyi) mi cezalandiriyorum?

CINSEL SORUNLAR
84- .... Sorunumun nedeni bilincaltim mi?
85- ..... sorunumu asacagima inaniyor muyum?

OZEL SORULAR
86- Negatif enerji etkisi altinda miyim? ( bilincaltiniz buna inaniyorsa evet negatif enerji altindasiniz demektir)
87- ...... (falanca kisi) negatif enerji etkisi altinda mi?
88- Evi/arabayi/falanca seyi satin almali miyim (tek bir sey icin soracaksiniz evi yada baska bir seyi bunu siz secebilirsiniz)
89- .......(falanca yere) tasinmali miyim?
90- .......(falanca kisiye) guvenmeli miyim?
91- .......(falanca kisi ile) is yapmali miyim?
92- .......(falanca sorunumun) nedeni bilincaltim mi?
93- .......(falanca sorunumu) asabilecek miyim?
94- ....... (falanca kisi) beni gercekten seviyor mu?
95- ........(falanca kisi) benimle ilgili olumlu dusunuyor mu?
96- ....... atilimini yapmaliyim?
97- ....... (falanca kisiyi) affetmeli miyim?
98- ........ konusunda olumlu bir karar mi vermeliyim?
99- Hayatimdaki sorunlarin nedeni falanca kisi midir?
100- Bu soruyu siz secebilirsiniz ancak yaniti

EVET YADA HAYIR SEKLINDE

alabileceginiz bir soru olmali.

Eger emin degilseniz mail ile danisabilirsiniz?
Yukaridaki sorulardan 15 tanesini secin ve bir kagida numaralarini yada sorunun kendisini yazarak gelin, geldikten sonra soru secme sansiniz olmayacaktir bu nedenle bu isi gelmeden yapin.
SORULARA CIHAZLA EVET VEYA HAYIR OLARAK YANIT ALACAKSINIZ.

Calismanin ucreti 100 TL'dir.

Katilim icin isim, soy isim ve cep telefonu yazarak

 hangi gun ve hangi gruba katilmak istediginizi de belirterek
info@reikiturk.com
Basvurdugunuz anda kaydiniz yapilacaktir.
Reikiturk.com
http://www.reikiturk.com/

adresine mail ile basvuruda bulunabilirsiniz. 

26/10/2009

REİKİTÜRK - DÖNÜŞÜM REİKİSİ - 1 KASIM 2009

Kategori: YASAM


DÖNÜŞÜM REİKİSİ

 

2 KASIM PAZAR günü

SAAT: 10:00 - 12:30 ARASINDA
dönüşüm reikisi

eğitimleri olacaktır.

 

Dönüşüm Reikisinin tüm kötü ve düşük seviyedeki enerjileri,yüksek ve pozitif enerjilere dönüştürme işlevi vardır. Kullanım alanı negatif olan her düşünceyi, duyguyu, zihinsel toksini ve düşük seviyeli tüm enerjileri pozitif enerjilere dönüştürme özelliği ile ilgilidir ve bu alanda çok etkilidir.

Dönüşüm reikisi inisiyasyonlu bir sistemdir,

bir tane sembolü vardır.

Öğrenilmesi ve kullanılması çok kolaydır.

 

DÖNÜŞÜM REİKİSİ İLE 

NEGATİFİ ENERJİLERİ

POZİTRİF ENERJİLERE

DÖNÜŞTÜRME KONUSUNDA

ETKİLİ OLARAK ÇALIŞILIR.

DÖNÜŞÜM REİKİSİ KARANLIK HER TÜRLÜ GÜCÜ,

VARLIĞI DURDURAN VE UZAKLAŞTIRAN

 BİR ENERJİ OLARAK BİLİNİR.

BU KONUDAKİ GÜCÜ

BAŞKA BİR ENERJİ İLE MUKAYESE EDİLEMEZ.

 

Dönüşüm Reikisi Hangi Alanlarda kullanılır?

 

- Negatif herhangi bir durumu pozitif bir duruma dönüştürmek

- Negatif düşünceleri, pozitif düşüncelere dönüştürmek

- Kötü alışkanlıkları pozitif alışkanlıklara dönüştürmek

- Kötü şansı, iyi şansa dönüştürmek

- Kısmetsizliği, kısmete dönüştürmek

- Kötü ilişkileri, iyi ilişkilere dönüştürmek

- Mutsuzluğu, mutluluğa dönüştürmek

- Korkuyu, güvene dönüştürmek

- Kötü Feng Shui etkisini gidermek

- Toksinlerden arındırmak

- Zararlı elektromanyetik anları, manyetik alanları temizlemek

- Suyu, yiyecekleri temizlemek ve pozitif enerjilerle yüklemek

- Auradaki negatif enerjiyi pozitif enerjiye dönüştürmek

- Enerji kaybını engellemek ve enerji kaybettiren her durumu, enerji arttıran durumlara dönüştürmek

- Dengesizlik oluşturan her durumu, denge durumuna dönüştürmek

- Dezavantajları, avantajlara dönüştürmek

- Sağlıksız her durumu, sağlıklı durumlara dönüştürmek

- Başarısızlığı, başarıya dönüştürmek

- Can sıkıcı duyguları ve durumları, keyif veren duygulara ve durumlara dönüştürmek

- Endişeler, depresyon ve fobileri, güven ve huzur duygusuna dönüştürmek

- Borçları, refaha dönüştürmek

- Sorunlu her konuyu değiştirmek ve dönüştürmek

 

Bir negatif etkiyi, bilinçli yönlendirilmiş negatif etkileri, psişik vampirlikleri, psişik her türlü atağı durdurmak ve pozitif etkilere dönüştürmek için kullanılır. özellikle herhangi bir şekilde negatif bir etkiye maruz kaldığınıza, üzerinizde olumsuz etkilerin olduğuna inanıyorsanız, dönüşüm reikisi ile bunları temizlemek ve olumlu enerjilere dönüştürmeniz çok kolay olacaktır. Bu negatif etkilerin içine aklınıza gelebilecek her türlü negatif tesir dahildir. Özellikle psişik korunma konusunda, sadece korunma değil, negatif enerjileri pozitife  çevirerek başka bir enerji ile yapılamayacak bir etki oluşturur. Özellikle şansı çok artırır ve çevrenizdeki ve içinizdeki her türlü olumsuz enerjiyi, kısa zamanda pozitif enerjiye çevirir.

 

HAYATINIZDAKİ HER TÜRLÜ SORUNU

DÖNÜŞTÜRMEK İÇİN

BU ENERJİYİ KULLANABİLİRSİNİZ.

 

Dönüşüm Reikisinin kullanımı çok kolaydır ve öğrenmek için bir ön şart yoktur. Başka bir reiki sistemi ile çalışmayanlarda öğrenebilirler. Sadece son 21 gun içinde başka bir inisiyasyon almamanız gerekir.

 

DÖNÜŞÜM REİKİSİ ÖĞRENEREK

NELER YAPABİLİRSİNİZ?

 

- Kendi hayatınızda dönüştürmek istediğiniz her şeyle çalışabilirsiniz. Çalışmak çok kolaydır, herhangi bir imgeleme yada yetenek gerektirmez. İnisiyasyondan sonra kolaylıkla istediğiniz her duruma enerji gönderebilirsiniz. Bunun için hangi durumu, neye dönüştürmek istediğinizi bilmeniz yeterlidir. Enerji çok güçlüdür ve doğru çalışmanız durumunda kısa sürede etkisini gösterir.

- Başkalarının hayatlarında dönüştürmek istedikleri konularda çalışabilirsiniz.

- Negatif tüm tesirlerden kurtulabilirsiniz.

- Evinizi veya iş yerinizi negatif tesirlerden arındırabilir ve buralarda olan negatif enerjiyi pozitif enerjiye çevirebilirsiniz.

- Maddi sorunları; refaha, duygusal sorunları; mutluluğa, Zihinsel sorunları; huzura, fiziksel sorunları; sağlığa, aklınıza gelebilecek her konuda dönüşüm çalışmaları yapabilirsiniz.

- Evinizin yada iş yerinizin olumsuz feng-shui enerjisini temizleyebilirsiniz.

- Zihinsel toksinlerden, zihinsel takıntılardan ve endişelerden kurtulmak için kullanabilirsiniz.

- Eğer hayatınızda nedenini bilemediğiniz olumsuz etkilerle ilgili şüpheleriniz varsa bunların etkisini temizleyebilir ve pozitif enerjiye çevirebilirsiniz. Sizden uzaklaşması gereken negatif güçleri uzaklaştırabilirsiniz. Negatiften korunma özelliği o kadar güçlüdür ki,  Batı terminolojisinde bu enerjiye karanlık varlıkları uzaklaştırmak için en güçlü enerjidir denir.

- Sevdiğiniz insanların da negatif etkilerden temizlenmesi ve korunması için bu enerji ile çalışabilirsiniz. Başka insanların üzerinde de etkili arındırma ve dönüştürme çalışmaları yapabilirsiniz ve bunun size bir yan etkisi bir zararı olmaz.

 

Özellikle başka insanlardan size gelen negatif enerjilerden korunmak için değil, gelen negatifi pozitife dönüştürmek için kullanılması büyük bir avantajdır. Dönüşüm reikisi ile bir anlamda negatiften korunmak bir sorun olmayacaktır, çünkü neredeyse size gelen her negatif enerji sizin için çok faydalı pozitif enerjilere dönüşecektir.

 

KİŞİSEL BİLGİ:

Bir kaç yıldır bu sistemle çalışıyorum, daha doğrusu negatif enerjileri dönüştürmek için bu sistemi kullanıyorum. Özelikle deneyimlediğim, negatif enerjileri pozitif enerjilere kolaylıkla çevirebilen bir aura yapısını bende oluşturduğu. Bu nedenle benimle biraz zaman geçiren insanlar yanımda kendilerini çok iyi hissediyorlar diye düşünüyorum. Ayrıca dönüşüm konusunda çok etkili bir enerji, özellikle neyi, neye dönüştürmek istediğinizi biliyorsanız çalışmak çok kolay ve zevkli. Ayrıca bu enerji ile çalışırken, sorunun nedenini bilmenize gerek yok. Hayatınızda ters giden bir şeyler varsa, şu sorunu ..... ya dönüştürmek için demeniz yeterli. Örneğin eşinizle sorun yaşıyorsanız, kötü giden evliliğimi, sevgi dolu bir ilişkiye dönüştürmeye niyet ederek çalışmanız yeterlidir. Ancak bu enerjinin benim için en önemli etkisi, her türlü negatif etkiyi, sonlandırması ve aklınıza gelebilecek her konuda korunma sağlaması. Bildiğiniz ya da bilmediğiniz her türlü negatif etkiyi sonlandırma ,pozitif etkilere dönüştürme etkisi var. Ayrıca bu eğitimde dönüşüm reikisinin güçlü frekansını kullanımının yanında kişisel olarak sistemi kullanma yöntemlerimi de öğreteceğim. Bu yöntemler çok etkili ve uzun zaman üzerinde çalışılarak geliştirilmiştir.

 

Bu çalışmanın tekrarı yakın zamanda planlanmamaktadır.

 Eğitimin ücreti 80 TL'dir.

Katılımcılara sertifika verilecektir.

Calismaya reiki egitimi olmayanlarda katilabilir.
Son 21 gunde inisiyasyon almamis olmaniz sarti vardir.
Calismanin yeri Istanbul- Kadikoy'dur

 

info@reikiturk.com

 

 a katılım için başvuru maili atınız.

Başvurduğunuz anda

 kaydınız yapılacaktır.

 

23/10/2009

ESKİDEN İNANDIKLARIMIZI SORGULUYOR, GERÇEĞİ ÖĞRENMEK İSTİYORUZ...

Kategori: YASAM


YENİ GELEN ENERJİLER

Binlerce yıl önceki metinlerde de bahsedilen, bir çağın sonunu haber veren değişimler çağına girmiş bulunmaktayız. Dramatik olaylarla dolu günler yaşıyoruz. Bulunduğumuz galaksiden geçen enerji dalgası tüm hayatlarımıza dokunuyor ve değiştiriyor.

Altın çağa geçiş anlamına gelen bu yeni dalga, enerji ve maddenin doğasını değiştiriyor ve titreşimini yükseltiyor. Dünyamıza daha yüksek titreşimli enerjiler geldikçe ve 2012 yılına yaklaştıkça tüm insanlık olarak bilincin daha yüksek aşamalarına geçmek durumundayız.

Hepimiz hayatımızda bu değişimin etkilerini hissetmeye başladık. Dünyamıza gelen yeni enerjileri daha çok algılıyor, daha fazla ayırdediyoruz. Artık insan algısının ötesine geçmeye başladık. Bir çok insan daha psişik ve telepatik deneyimler yaşamaya başlamış durumda. Bakış açılarımız genişliyor ve derinleşiyor. Binlerce yıldır sorgulanan insanın varoluş serüveni artık galaksiler ötesi bir algıya doğru genişliyor. Daha çok merak ediyor daha çok sınırları aşıyoruz.
Eskiden inandıklarımızı sorguluyor, gerçeği öğrenmek istiyoruz.

Bu yeni enerjiler dünyamıza geldikçe, bazı insanlar daha çok farkında, daha dengeli ve şefkatli olmak yolunda, bazıları ise duygusal dengelerini iyice yitirip daha şiddet dolu ve kasılmış olabiliyor. Katı materyalist (maddeci) bakış açısına sahip olanlar bile yavaş da olsa yeni enerjilere açılıyorlar, istemeseler de bu yönde bir eğilim hissediyorlar. Uyanış çağrıları alıyorlar. Bir çok insan, bu çağrıları alırken varolan kimliğini, alıştığı ilişki dinamiklerini bırakmayı istemiyor. Hem değişim baskısını hem de korkusunu yaşayarak kendilerini bulundukları durumun içine iyice sıkıştırıyorlar.

Bu değişim döneminde aynı zamanda mucizevi şeyler de oluyor ve olmaya devam edecek.

İnsanlığın ağır bir karması var. Geçmiş olumsuz enerjilerle yüklü ve biz bunları temizlemek zorundayız. Geçmiş hayat regresyon çalışmaları sırasında geçmiş deneyimlerden hoşlanmayınca, oradaki kendini beğenmeyince, "keşke bu hayatı yaşamamış olsaydım" diyebiliyor kişi. Bu insanlığın düştüğü en önemli hatalardan biri. Kötü-yanlış şeyler yapıyoruz sonra onların yanlış olduğunu anlayınca da hatırlamak bile istemiyoruz.

Oysa her zaman bir çıkış yolu, daha iyi bir seçenek var. Rehberlerimiz, hep bir alternatif yol daha olduğunu, bize kötülük de yapılsa kötülükle karşılık vermek yerine daha iyi olmanın mümkün olduğu mesajını veriyorlar. Yaşanan dramın içinde kalınca çıkışı göremiyor ve kendimizi haklı görmeye çalışıyoruz. Başkalarını suçlayarak ve "ben suçsuzum hata yaptıysam da başkaları sebep oldu" diyerek bir çok insan kendini kısır döngüye sokuyor. Oysa bu bakış açısıyla çıkışı bulmak imkansız.

Değişime teslim olduğumuz anda çözülmeye başlarız, işte o anda geçmişten taşıdığımız, işimize yaramadığı halde hala bırakmadığımız o yüklerden kurtulmamız mümkün olur. Geçmişin korkularını ve yüklerini geride bırakarak yeni gelen çağa, değişime ayak uydurmak ve böylece insanlığın spiritüel uyanışını hızlandırmak mümkün. Bu dönemde gelen bir çok rehberlik mesajı da bizleri bu uyanışa hazırlamak yönünde. Olumsuz düşünceleri arındırıp duygularımızı dengelemek durumundayız.

Geçen günlerde yaptığım regresyon çalışması sonunda Rehberlerden gelen mesaj; soru sormak ve cevabı dinlemekle ilgiliydi.

Bazı insanlar soru soruyor ama cevabı dinlemiyor, dinlese bile uygulamıyor. Rehberlerden gelen; “insanlar hep bir şeyler ister asıl soru sormaları gerek.  Bazıları sadece soru sorar cevabı dinlemez. Sorunca cevap alırlar, cevabı uygularlarsa istediklerini alırlar”. Çoğu zaman da cevabı bilir ama uygulamayız o zaman hiç bir şey değişmez, uygulayınca değiştiğini görebiliriz.

Hep birlikte dünyaya-insanlığa barış niyetiyle yapılan meditasyonlar da hem insanlığın hem dünyanın titreşimini yükseltiyor ve geçişi kolaylaştıracak. Şu anda mevcut ve önümüzdeki zamanlarda oluşacak tüm insanlığı ilgilendiren sorunları çözmek için, topluluk bilinci, sevgisi içinde birbirimizle işbirliği yapmak durumundayız.

Insanlığın pozitif geleceğine odaklanalım. Uyanış çağrısına kulak verir ve korkularımızı aşarak ışıkla, sevgi ve güvenle dolmayı başarırsak daha iyi ve coşkulu yaşayabiliriz.

 

Sevgi ve şükranla,

Diba Ayten Yılmaz - 5 Aralık 2008

http://radianced.com/tr/others/yenigelenenerjiler.asp

 

« Önceki — Sonraki »
Siteni Ekle Hit Kazan