LEVH-İ MAHFUZ VE PİYASA KIYAMETLERİ

LEVH-İ MAHFUZ VE PİYASA KIYAMETLERİ
Levh-i Mahfuz çıkmadan önce sağlam bir işortağı temizliği yaptık. Gelir konusunda her zaman paylaşımcı olduk. Üç beş liraların hesabını hiçbir zaman yapmadık. Kitapçılar bol bol kazansınlar bizim kitaplarımızdan. Bol bol satsınlar, insanlara ulaşmamızda yardımcı olsunlar bunun da ödülünü bol bol alsınlar dedik hep. Fakat birşey. Bu kitap içeriğinde ne kadar dik duruyorsa, piyasa içindeki duruşu da o kadar dik olmalı. İçeride bu kadar asalet taşıyorken, dışarıda ‘gel vatandaş gel’ tarzı bir pazarlama ve iletişim olamaz.
Duruşu ve iş anlayışı,
duruş ve iş anlayışımıza uymayan
işortaklarından ne pahasına olursa uzak durmamız istendi.
Biz de öyle yaptık.
Bu kitaba dokunacak el, temiz olmalı.
Sözünün eri olmalı.
Piyasadaki çok satan kitaplardan
herhangi biri gibi bir muameleye tutulmamalıyız.
Fakat gelgelelim bu kitap neyin peşinde, tüccarlar neyin peşinde. O nedenle çizgi çektik bi yerlere. Kitabın çıkmak üzere olduğu günlerde, bize toplu alımlar ve nakit paralar teklif ettiler. Nakite aşırı derecede ihtiyacımız olduğu halde
Piyasalarda böyle soğuk savaşlar çok olur. Onlara göre olağan birşeydir. Amaç bizim ‘burnumuzun sürtmesi’ ve muhtaç bir vaziyette bu amcaların kapısını çalmamızdır. Acaba böyle birşey olabilir mi? :) Bazı kuşların etleri, diş döken cinstendir. Dökeceğimiz tüm dişler için şimdiden özür. Ha bir eksik ha bir fazla. Meydan okuduklarımızın arasına bir yeldeğirmeni daha katılmış olur birşey değişmez. Biz, ‘Bir ders de biz istiyoruz’ sözlerine çok sıcak bakıyoruz.
Kitabevi zincirleri…
Zincirler kırılmak içindir.
Aynı şuna benzedi. Medyamıza da bir şey öğreteceğiz, Levh-i Mahfuz olgusundan alacakları sektörel bir ders olacak. Hiç unutamayacakları bir ders. Dünyanın, bu kitabı konuştuğu günlerde -biri hariç- Türk gazetelerinden hiçbiriyle tek satır söyleşi yapmayacağım. Uganda, Malawi, Amerika, Almanya, İngiltere, Fransa’nın bütün gazetelerinin hepsine ok. ‘Bizim’ gazetelere hayır. Türkiye’de, burunlarının dibinde yaşayan bir adama
Tanrı’nın doğum günü
çıkalı 1143 gün oldu.
1143 gündür uyuyorlar.
Uyumaya devam,
Kitabevi zincirleri de buna benzer bir noktaya doğru ilerliyor. Dünyanın en çok okunan ve satılan kitabını, siteden okuyucu gibi sipariş edip satabilecekleri bir noktaya doğru ilerlemekteler. Bu arada kitap, kendisini hakkıyla sergileyen kitapçılarda an itibariyle 1 numara. Diğer bazılarının listesinde hiç yok. Başka söze gerek var mı? Bu listelerin, halkımızın hangi kitaplara ilgi gösterdiğini objektif olarak görüntülemek için hazırlanmadığımı çok iyi biliyoruz. Bu listeleri, bu tüccar amcalar ‘Bunlar çok satın alın’ diyerek hazırlıyorlar. Senden istediklerini yaparsan listedesin. Yoksa yoksun. Reyting listelerinde onların bize bahşedecekleri o koltukları istemiyoruz.
Daha önce söylemiştim.
Doğumgünü Kitapçısı,
http://www.burakozdemir.com/siparisim/index.php
benim dizginlerini tutup, dostlarımızı hep başka kitapçılara yönlendirmeme karşın şu an Türkiye’nin 2. en büyük Lehv-i Mahfuz satıcısı. Şu sektörel dönmedolaplara bakınca, yeni kitap projesini,
Doğumgünü Kitapçısı’na
http://www.burakozdemir.com/siparisim/index.php
özel bir proje olarak tutma kararındayım.
Yeni proje, Levh-i Mahfuz satışlarına çok büyük hız kazandıracak. Çok az kaldı. Pek yakında önsiparişte, Ocak’ta kargoda.
2009 zor ama muhteşem bir yıl oldu.
Geleceğin temelini bu yılda attık.
Kıyameti yaratacak kadim bilgiler
elimize bu yılda aktı.
Tüm bunların sonucunu
2010 yılında almaya başlayacağız.
Geri sayım başladı bile.
Hayırlı olsun herkese.
2… 1… 0…
BuRAK özDEMİR
![]()
http://www.tanrinindogumgunu.com/levh-i-mahfuz-hakkinda-aydinlatici-bilgiler/
http://www.tanrinindogumgunu.com
mektup@dogumgunu-kitapcisi.com














